Yarasaların gece karanlığında ses dalgalarını kullanarak yön bulmalarına sağlayan mükemmel bir sonar sistemine sahip olduğu uzun zamandır biliniyordu. Ancak bilim adamları yarasanın yön bulma sisteminin sadece ses dalgalarını yayan ve yansıyan dalgaları algılayan harika bir yapıdan ibaret olmadığını keşfettiler.

Yarasalar çok sayıda hassas algılayıcıları vardır. Bu algılayıcılar hava akımlarının yarattığı değişimlere karşı oldukça hassastırlar. Yarasanın derisinin üst kısmında küçük tepecikler oluşturan tüylü Merkel hücreleri algılayıcı görevi görürler. Bunu ilk ortaya koyan kişi Amerika’nın Ohio Üniversitesi’nde nörobiyolog olan John Zook.  Zook, bunların işlevini anlamak için, bir yarasanın kanatlarındaki tüyleri bir krem ile dökmeyi başardı. Sonra da hayvanı serbest bırakarak uçuşundaki değişiklikleri gözlemledi.

Sonuç: Tüyleri alınmış yarasa dönemeçlerde irtifasını korumada güçlüklerle karşılaştı.

yarasa kanat
Yarasanın sonar sistemini destekleyen algılayıcılar, kanatların yüzeyindeki küçük tepecikler şeklinde görünüyor.

Merkel hücreleri uçuş sırasında yarasanın kanadının üzerinden geçen havaya karşı son derece duyarlıdır. Uçuş sırasında oluşan türbülanslar tüycükleri uyarır. Tüycüklerdeki bu uyarılar, uçuş sırasında kanat pozisyonunu ya da kıvrımları doğru hale getirerek yarasanın aerodinamik açıdan doğru bir pozisyon almasında kullanılır. Yarasa böylece havada hız kaybedip bocalamaktan kurtulmuş olur.
Zook yaptığı deneylerde kanat üzerinde farklı bölgelerdeki tüylerin farklı görevler üstlendiklerini de tespit etti: Kanatların uç kısımlarındaki tüyler, yarasanın uçuş dengesini kontrol altında tutmasını sağlıyordu. Bu tüyler döküldüğünde uçuş sırasında hayvan sürekli yukarıya doğru ilerleme eğilimi gösteriyordu.

Özel görev üstlenen algılayıcı hücreler

Kanatların zara benzeyen kısımlarındaki algılayıcı hücreler ise farklı işlevlere sahiptir. Zook yaptığı bir deneyde bu algılayıcıların avlanma sırasında özel bir görev üslendiklerini doğrudan gözlemlemiştir. Kanat gerildiğinde buralardaki algılayıcılar hemen sinirsel bir tepki vermektedirler. Yarasa, gerilmeye duyarlı hücrelerin bulunduğu alanları daha çok avını yakaladığında kullanır.

Yarasanın tüylü algılayıcıları, hayvanın uçuşunu kontrol eder, oysaki sonar sadece yönünü bulmasına imkân verir.  Yarasalar, tüyleri ile sonar sistemleri mükemmel bir eş güdüm içerisinde çalıştığı için kusursuz bir yön belirleme sistemine sahiptirler.

Yarasadaki sonar ve onu destekleyen uçuş sisteminin, evrim teorisini savunanların tesadüf iddialarına indirdiği darbeyi görmemek mümkün değildir. Yarasadaki bu mükemmel sistem son derece kompleks bir yapıdır ve varlığı asla rastgele oluşan mutasyonlarla açıklanamaz. Sistemin çalışabilmesi için, yarasanın sonarını kullanarak uçuş ortamını kusursuz olarak denetleyebilmesi ve bu ortamda istediği manevraları yapabilmesi gerekmektedir.

Tüycükler tüm ayrıntılarıyla kusursuz olarak var olmak zorundadırlar. Ayrıca kanatların anlık pozisyonlarını haber vermeli, kanatları hareket ettiren kaslarla uyumlu bir iş birliği kurmalıdırlar. Görüldüğü gibi yarasanın sonarı, tüycükler ve kanatlar birbirinden ayrılamayacak bir bütünlük içinde olmalıdır ki yarasanın uçuş sistemi işe yarasın. Bu durum evrimcilerin kademeli gelişim iddialarını geçersiz kılmak için yeterlidir. Elbette ki tüm bunlar rastlantılarla açıklanamaz. Allah yarasayı ve onun uçuş sistemini mükemmel bir biçimde yaratmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin