• Yarasalar su dalgalarını nasıl takip ederler?
  • Yarasalara yol ve av haritası çıkaran süper hızlı ses kaslarının yapısı nasıldır?
  • Yarasalar biyolojik sonarla avının yerini nasıl belirler?

200 cins ve 17 familya içinde 900 – 1000 farklı türü olan yarasa, Allah’ın çeşitlilik sanatının kusursuz örneklerinden biridir. Dünyanın her bölgesinde yaşayan bu canlıların özellikle tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır. Çoğunlukla geceleri aktif olan yarasaların Allah koklama ve tat alma duyularını oldukça gelişmiş olarak yaratmıştır. Meyveyle beslenenler dışında, yarasaların görme duyuları ise fazla gelişmemiştir. Ancak çıkardıkları yüksek frekanslı ses dalgaları yardımıyla yönlerini bulurlar. Yüce Allah yarasalarda bu mükemmel iletişim kurma tekniğini bu canlının hayatını devam ettirmek için yaratmıştır.

Yarasalar Su Dalgalarını Takip Ederek Kurbağaları Yakalarlar

Tungara kurbağasının dişi kurbağaya su göletinin içinde serenat yaparken oluşturduğu su dalgaları, kurbağanın yarasalar tarafından daha kolay avlanmasına sebep olur. Her ne kadar  Güney Amerika bölgesinde sığ sularda yaşayan Tungara kurbağası yarasayı fark ettiği anda ses çıkarmaktan vazgeçip sessiz kalsa da, su dalgaları birkaç saniye daha devam etmektedir.

Yankı, yarasa için adeta doğal bir sonar yapar, böylece kurbağayı bulunduğu noktaya kadar tespit etmesine yardımcı olur. Yarasa çıkan sese doğru ilerlediğinde, kurbağa üstüne yaklaşan yarasayı fark ettiği anda susmasına rağmen, ses dalgalarının birkaç saniye daha devam etmesi sonucu kurbağayı o bulanık suda nokta atışı yapar gibi tespit edebilir.

Yarasalar, Allah’ın onlara verdiği muazzam bir özellik olan sonar sistemlerini kullanarak, kurbağanın aldığı tedbirlere rağmen su dalgalarını müthiş bir hassasiyetle algılayıp kurbağanın yerini tespit edebilirler. Allah, bütün canlıları yaratırken onların bulundukları ortamda rahat yaşayabilecekleri özellikleri onların bedenlerinde yaratmıştır. Allah, sonsuz merhamet sahibidir.

Sizin İlahınız tek bir İlah’tır; O’ndan başka İlah yoktur; O, Rahman’dır, Rahim’dir (bağışlayan ve esirgeyendir). (Bakara Suresi, 163)

Yarasalara Yol ve Av Haritası Çıkaran Süper Hızlı Ses Kasları

Güney Danimarka Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi araştırmacıları, yaptıkları araştırmalarda Avrasya bölgesinde yaşayan Daubenton yarasalarının ekolokasyon (*) seslerini şimdiye kadar tespit edilmiş en hızlı kasları kullanarak çıkarttıklarını tespit etti.

Süper hıza sahip kaslar, normal vücut kaslarımızdan 100 kat daha hızlı kasılabilir, insan vücudunda en hızlı kasılan göz kaslarından 20 kat daha yüksek performans sergilerler.

Ayrı bir deneyle yarasaların bu sesleri nasıl çıkardıklarını anlamak için ses üreten kasların performansı ölçülmüş, bu sayede aynı bir motorlu taşıta uygulanan hız testi gibi, kasların ne miktarda kuvvet ürettikleri ortaya konmuştur. Yarasalarda ‘süper hızlı kas tipi’ bulunduğu için saniyede 190 Herz ölçeğinde kuvvet üretebildikleri tespit edilmiştir.

Aşırı yüksek performansta ses üreten bu kaslar, çıngıraklı yılan ve bazı balık türlerinde de mevcuttur.

Bilimsel çalışmaları yürüten ekipten Coen Elemans bu yeni bulgular için şunları söylemiştir: “Güzel melodiler şakıyan kuşlarda da bu tür kaslara rastlamıştık. Fakat ilk kez bunları bir memelide görüyoruz”

Yarasa kanatlarındaki ince kaslar uçuş sırasında hassas ayar yapmaya ve kanat derisinin güçlenmesine yardımcı olur

Uçuş esnasında yarasaların kanat derilerinde gömülü saç teli inceliğindeki kaslar, kanatların sertliğini ve kanat çırpma sırasında farklı noktalarda kanadın eğimini değiştirmeye yarar.

Yeni araştırmalar yarasaların kanat derisi üzerinde aynı bir ağ gibi yapılanmış saç teli inceliğindeki kasların uçarken kanatların şekil ve sertliğini biçimlendirdiğini ortaya koydu. Bu bulgular zar şeklindeki kanatların hassas aerodinamik yapısı hakkında yeni bilgiler edinmemizi sağladı.

Brown Üniversitesi Biyoloji bölümünden Jorn Cheney bu fiziksel harikayı bize şöyle açıklıyor

“Aerodinamik performans kanadın şekline bağlıdır. Uçuşun başlangıç anında zar kanatların şekli düz olabilir, fakat yükselme başladıkça düz kalmaz. Aerodinamik yüke karşılık olarak biçim değiştirmesi gerekecektir.”

“Kanadın aldığı şekil ve açı hayvanın yere çakılması gibi büyük bir risk veya çok başarılı bir sonuçla neticelenebilmesi nedeniyle çok önemli. Yarasa kanatlarında bulunan kaslar kemiklerin genel şeklini de kontrol edebildiği için çok sayıda biçim alabilmektedir.”

Saç teli kalınlığındaki bu kaslar (plagiopatagiales) yüz yıldan daha uzun bir süredir biliniyor olmalarına rağmen, işlevlerinin ne olduğu tam olarak ortaya konmamıştı.

Cheney kasların kanada şekil vermekte yetersiz kalacağını düşünüyordu. Cheney’e göre iki olasılık vardı. Ya kaslar birlikte aktif hale gelip güç oluşturuyor veya farklı biçimli zayıf kaslar sadece esneme algılayıcıları olarak görev yapıyordu.

Sorunun cevabını deneyler ortaya koyacaktı. Cheney, Jamaika meyve yarasasının kanatlarında bulunan kasların bir kısmına algılayıcılar yerleştirdi ve laboratuvarın rüzgar tünelinde uçuşunu filme aldı.

Verilerden üç farklı bulgu ortaya çıktı, hepsi plagiopatagiales kaslarının derinin sertliğine etki ettiğini gösteriyordu. Kaslar aşağı çırparken sertleşiyor, yukarı çırparken gevşiyordu.

Deney sonuçlarını değerlendiren Brown Üniversitesi’nden Biyoloji profesörü Sharon Swartz  “Bu tipik kanat çırpma hareketi yarasaların kaslarını uçuş sırasında açık ve kapalı konuma getirdiklerini gösteriyor” diyerek sonucu teyit etmiştir.

Bir diğer tespit kasların tek ve ayrı hareket etmedikleridir. Bunun yerine bir arada eşzamanlı hareket ederek, kanadın sertleşmesi için birlikte toplu güç uygulamaktadırlar.

Son olarak, Cheney farklı uçuş hızları ve zamanlamanın kasları aktif hale getirdiğini gözlemledi; yarasalar hızlanarak uçtuklarında, kaslar yukarı ve aşağı vuruşlar sırasında daha hızlı gerginleşiyorlardı. İşte tüm bu bulgular, kasların pasif olarak hareket etmediklerini, -uçuş şartlarına göre- aktif ve toplu hareketler yaptıklarını ortaya koymuştur.

Bir hayvanın ona uçuş becerisi, manevra kabiliyeti ve güç kazandıran kas yapısı ve işlevleri dahil, yaşadığımız sürece karşımıza çıkan herşey Rabbimiz tarafından manen “okumamız” için bize gönderilen bir mesaj özelliği taşımaktadır. Öğrenilen her yeni bilgi, düşünmek, hamd etmek, Rabbimiz’in ilim ve sanatını daha derin kavrayıp, O’na yakınlaşmak için bir yoldur.

Allah bir Kuran ayetinde şöyle bildirmektedir:

İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır. Kulları içinde ise Allah’tan ancak alim olanlar ‘içleri titreyerek korkar’. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır. (Fatır Suresi, 28)

Yarasalar Biyolojik Sonarla Avının Yerini Belirler

Yarasalar, böcekleri yakalamadan önce, ekolokasyonla yerlerini belirlemek için saniyede 190 çağrı üretirler. Saldırının son aşaması ‘terminal uğultu’ diye adlandırılır. Verilere göre, yarasalar saniyede 400 çağrıya kadar hızlı ses üretebilmektedir.

Biyologlar, serbest uçuş yapan yarasalarda bu seslerin üretilmesinden sonra, yankının kulaklarına dönme süresini de hesaplamışlardır. Yüksek ses hızı, sesin yankılanarak geri dönüşü esnasında herhangi bir karışıklık yaşanmamasında en önemli etkendir.

Tüm canlıları bu eşsiz özelliklerle donatan Yüce Allah’tır. Bir canlının bedeninde yaratılan her detay Rabbimiz’in sonsuz kudretini, tüm evreni sarıp kuşatan sınırsız ilmini ve aklını bir kez daha göstermektedir. Her yeni bilgi derin düşünmek, şükretmek için bir vesiledir. Allah bir Kuran ayetinde şöyle buyurmaktadır:

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. 
(Ve derler ki:) “Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. 
Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.”
 (Al-i İmran Suresi, 191)

Yarasaların Yön Bulma Yetenekleri

Yarasalar, etraflarındaki cisimleri algılamak için, yüksek titreşimli ses dalgaları yayarlar. İnsanlar tarafından duyulamayan bu dalgaların yankıları yarasa tarafından algılanır ve böylece hayvan içinde bulunduğu ortamın bir tür ‘harita’sını çıkartır. Yani yarasanın havada uçan küçücük bir sineği algılaması, çıkardığı seslerin sineğe çarpıp geri dönmesiyle oluşan yankıya dayanır. Yarasanın sonarla yön bulması, yaydığı seslerin kendisine geri dönme süreleri arasındaki farkı hesaplaması sayesinde mümkün olmaktadır.

Doppler etkisi denen fizik kuralına göre, hareket halindeki bir cisme çarpan sesin frekansı değişir. Yarasa sanki Doppler etkisini bilirmişçesine, hareketli cisimlere doğru yolladığı ses dalgalarını değiştirir. İşte bu noktada yarasa sonarının olağanüstü bir yönü daha ortaya çıkar. Allah yarasanın işitme sistemini yalnızca kendi sesini duyacak biçimde yaratmıştır. Kuran’da Allah şöyle buyurmuştur:

“Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır” (Nahl Suresi, 66)

* Ekolokasyon veya biyosonar; yarasa, yunus ve balina gibi bazı memelilerin kullandığı biyolojik sonardır. Ekolokasyonla hayvan sadece uzaklığı değil biçim ve büyüklüğü de saptayabilir.

Aklı ve bilinci olmayan yarasaların hayret ve hayranlık uyandıran davranışları tüm canlıların hakimi olan Allah’ın gücü ve denetimi altında gerçekleşir. Çünkü Allah’ın Kuran’da bildirdiği gibi: “Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.” (Casiye Suresi, 4)

2015-03-11 11:34:06

Paylaş