Vücudumuzda yüzlerce kusursuz işlem gerçekleşmektedir. Tüm bu işlemler gerçekleşirken bizim  haberimiz dahi olmaz, haberdar olmadığımız bu sistemlerden biriside kuşkusuz Karaciğerin içinde gerçekleşen işlemlerdir.
herhangi bir sebeple karaciğerin bir kısmı hasar görür veya alınırsa, faaliyet aniden çeşitlenir. Artık hücrelerin yeni faaliyetleri “çoğalma”dır. Hücreler 500 ayrı görevi yerine getirirken, aynı zamanda çok yüksek bir hızla çoğalmaya da başlarlar. Bunun amacı, hasar gören karaciğeri tamamlamaktır. Karaciğer, hücrelerin bu olağanüstü yetenekleri nedeniyle vücutta kendisini yenileyebilen tek organdır. Karaciğer normal boyuta gelip tamamlandığında, hücreler aynı anda faaliyetlerini durdururlar. Karaciğer hücrelerinin her biri yaklaşık 500 kadar değişik kimyasal işlem gerçekleştirme yeteneğine sahiptir. Vücudun dolaşım, sindirim, boşaltım gibi sistemlerinde gerçekleşen tüm faaliyetlerden haberdardırlar. Üstlendikleri bu görevler nedeniyle hücrelerin her birinde yoğun bir hareketlilik vardır ve bu hareketlilik durmaksızın devam eder.

Karaciğer hücrelerinin, parmağınızın ucundaki bir milimetrelik kısımdaki hücrelerden bir farkı yoktur. Karaciğerinizde bulunan hücreler de parmağınızdakiler de aynı bilgiyi taşırlar. Onları farklı kılan, sahip oldukları bilginin sadece farklı bir kısmını kullanmalarıdır. Buradaki gözle görülmeyen tek bir hücre, çoğalma işleminin başlaması gerektiğini bilmekte ve kendisini kopyalayabilmektedir. Sonra, aniden karaciğeri tamamlama görevinin bittiğini haber almakta ve faaliyetini diğerleriyle birlikte durdurmaktadır. Hiçbir hücre, başıboş bir şekilde üretim işlemine devam etmez. Hiçbir hücre çoğalma esnasında diğer görevlerini biraz bekletmesi gerektiğine karar verip sistemin aksamasına sebep olmaz. Kopyalanan hiçbir yeni hücre, hangi görevleri yerine getireceği konusunda eğitilmez. Ancak buna rağmen, her yeni hücre tereddütsüz hemen karaciğerdeki faaliyetine başlamaktadır.

Bu kapsamlı sistemin kontrolü insana ait değildir. Evrimcilerin ise, bu kompleks sistemin tesadüflerle oluştuğu iddialarını savunabilmeleri için öncelikle karaciğeri oluşturan tek bir hücrenin nasıl ortaya çıktığını açıklayabilmeleri gerekmektedir. Ancak evrimciler için, yaşamın temelini kapsayan böylesine önemli bir sorunun açıklaması yoktur. Çünkü kuşkusuz, tüm canlıları, onların sahip olduğu her bir hücreyi yaratan, bunları her an kontrolü ve denetimi altında tutan, sonsuz ilim sahibi olan Allah’tır. Karaciğerde sergilenmiş olan sistem de, varlığı hiç değişmeden duran, her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten Yüce Allah’ın eseridir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin